27.09.2026
Sabah aynaya baktığınızda göz akınızda parlak kırmızı bir leke gördüyseniz ilk tepkiniz büyük olasılıkla endişe olmuştur. Oysa gözde kanlanma çoğu zaman zararsızdır ve kendiliğinden geçer. Ama "kanlanma" denince iki farklı durum kastediliyor olabilir. Bu yazıda ikisini ayırt etmeyi ve hangi durumda göz hekimine gitmek gerektiğini anlattık.
Göz akını örten ince ve şeffaf zarın (konjonktiva) altında çok sayıda küçük damar bulunur. Bu damarlardan biri çatladığında kan zarın altına yayılır ve göz akında sınırları belli, parlak kırmızı bir leke oluşur. Görüntüsü korkutucu olsa da genellikle:
Sık nedenleri: şiddetli öksürük, hapşırma, kusma, ıkınma ya da ağır kaldırma, gözü sert ovuşturma, kontakt lens takıp çıkarırken zorlama. Kan sulandırıcı ilaç kullananlarda ve yüksek tansiyonu olanlarda daha sık görülür. Çoğu zaman belirgin bir neden bulunmaz.

Çoğu durumda tedavi gerekmez. Gözü ovuşturmamak yeterlidir. Batma hissi varsa suni gözyaşı rahatlatabilir. Kan sulandırıcı ilacınızı kendiniz bırakmayın. Gerekirse hekiminize danışın.
Göz akının tamamının pembe-kırmızı görünmesi ise damarların genişlemesinden kaynaklanır ve farklı nedenleri vardır:
Kızarıklık giderici damlalar hakkında: Damarları büzerek gözü beyazlatan damlalar kısa süreli rahatlama sağlar. Ancak sık ve uzun süre kullanıldığında bıraktıktan sonra kızarıklık daha da artabilir. Ayrıca asıl nedeni gizler. Kızarıklık sürüyorsa bu damlalar yerine nedeni araştırılmalıdır.
Göz akındaki kan lekeleri genellikle 1–2 hafta içinde, büyük olanlar biraz daha uzun sürede kendiliğinden kaybolur.
Yüksek tansiyon göz akında kanama riskini artırabilir. Özellikle tekrarlayan kanamalarda tansiyonunuzu ölçtürmeniz önerilir.
Ağrısız ve görmeyi etkilemeyen göz akı kanamaları çoğu zaman zararsızdır. Yaralanma sonrası kanama, ağrı ya da görme azalması varsa göz hekimine başvurulmalıdır.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için bir göz hastalıkları uzmanına başvurunuz.